Traktörün Direksiyonundaki Müdür: Cemil Budak

IMG_2666

Bir şehirde sporun gelişmesi yalnızca yapılan tesislerle, açılan salonlarla ya da düzenlenen organizasyonlarla ölçülmez. Sporun gerçek gücü, o şehre gönül vermiş insanların sahadaki emeğinde saklıdır. Ağrı’da spor camiası uzun yıllardır birçok isme tanıklık etti. Ancak bazı isimler vardır ki yalnızca görevleriyle değil, karakterleriyle ve duruşlarıyla hatırlanırlar. İşte o isimlerden biri de Cemil Budak.

Ağrı’nın yetiştirdiği bir spor adamı olarak Budak, yıllardır Gençlik ve Spor teşkilatının içinde yer alan, sporun her kademesini bilen bir isim. Sahadan gelen, sporun içinden yetişmiş ve bu kültürü yaşayarak öğrenmiş bir yönetici. Bu yüzden onu diğer bürokratlardan ayıran en önemli özellik; sporun yalnızca dosyalar ve imzalar üzerinden değil, sahadaki emek üzerinden yürüdüğünü çok iyi bilmesidir.

Bugün Spor Hizmetleri Müdürü olarak görev yapan Cemil Budak, aslında kurumun hafızası konumunda. Hangi tesisin neye ihtiyacı var, hangi kulübün hangi sorunu var, hangi branş nerede gelişiyor… Bunların hepsini bilen, spor camiasının nabzını tutan bir isim.

Geçtiğimiz hafta sonu Ağrı’da yaşanan bir görüntü ise Cemil Budak’ın nasıl bir yönetici olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Ağrı 1970 Spor ile Hacettepe 1963 Spor arasında oynanacak karşılaşma öncesinde gece boyunca yağan yoğun kar nedeniyle stadyum adeta beyaz bir örtüyle kaplandı. Saatler ilerliyor, maçın oynanabilmesi için zaman daralıyordu. Eğer saha temizlenmezse karşılaşmanın ertelenmesi söz konusuydu.

Tam da o anda sahada dikkat çeken bir görüntü vardı.

Spor Hizmetleri Müdürü Cemil Budak, kar temizleme aparatının bağlı olduğu traktörün direksiyonuna geçti. Bir bürokratın yapması beklenen şey belki uzaktan süreci takip etmekti. Ancak Budak öyle yapmadı. O, sahaya indi. Direksiyona geçti ve kar temizleme çalışmalarına bizzat katıldı.

Bu görüntü aslında çok şey anlatıyordu.

Çünkü bazı insanlar görevlerini makam odalarında yapar.

Bazıları ise görevlerini sahanın tam ortasında.

Cemil Budak ikinci gruptan.

Yıllardır spor camiasının içinde olan herkes bilir ki, spor sadece planlama değildir. Spor aynı zamanda emektir, fedakârlıktır ve gerektiğinde sahaya inebilmektir. Budak’ın traktörün direksiyonunda verdiği o görüntü, aslında Ağrı sporunun yıllardır taşıdığı ruhu temsil ediyordu.

Belki bu olay birçok kişi için küçük bir detay gibi görülebilir. Ama aslında şehirlerin spor kültürü tam da bu detaylarla oluşur.

Bir yöneticinin, “Bu benim işim değil” demek yerine “Bu şehir için ne gerekiyorsa yaparım” diyebilmesidir mesele.

İşte Cemil Budak’ın farkı da burada ortaya çıkıyor.

Ağrı’nın kendi evladı olarak, yıllardır bu şehrin sporuna hizmet eden Budak, sadece bir yönetici değil; aynı zamanda spor camiasının içinden gelen bir emek insanı.

Bazen bir şehre hizmet etmek büyük kürsülerden yapılan konuşmalarla değil, bir traktörün direksiyonunda verilen mücadeleyle başlar.

Ve o gün Ağrı’da, beyaza bürünen stadyumda verilen o mücadele bize bir gerçeği bir kez daha hatırlattı:

Sporu gerçekten bilen insanlar, sahadan hiçbir zaman kopmaz.

Cemil Budak da işte tam olarak böyle bir isim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir