“Sırrı Sakık’ın Murat Kurum Ziyareti Umut Verdi: Yoksul Kent Söylemi Bitsin, Hizmet Yarışı Başlasın.”
DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık’ın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile gerçekleştirdiği görüşmeyi önemsiyoruz. Çünkü siyasetin gerçek anlamı; kürsülerde konuşmak değil, sorunları çözebilecek makamların kapısını çalmaktır.
Yıllardır Ağrı için en çok duyduğumuz cümlelerden biri “yoksul kent” oldu. Evet, sorunlarımız var. Evet, eksiklerimiz var. Ancak bu şehir, sadece yoksulluğuyla anılmayı hak etmiyor. Ağrı; potansiyeliyle, genç nüfusuyla, tarihiyle ve üretme gücüyle konuşulmayı hak ediyor.
İşte bunun yolu da sürekli aynı cümleleri tekrar etmekten değil; Ankara’da proje üretmekten, yatırım istemekten, bakanlıklarla koordinasyon kurmaktan ve çözüm odaklı siyaset yapmaktan geçiyor.
Bu nedenle Sırrı Sakık’ın gerçekleştirdiği görüşmeyi, doğru yönde atılmış bir adım olarak görüyoruz. Dileğimiz, bunun tek seferlik bir ziyaret olarak kalmaması; her bakanlığın kapısının Ağrı için düzenli olarak çalınmasıdır.
Aslında bu çağrı yalnızca Sayın Sakık’a değil, Ağrı’yı temsil eden tüm milletvekillerinedir. İktidarıyla muhalefetiyle, hangi siyasi partiye mensup olursa olsun, bu şehir adına seçilen herkesin önceliği Ağrı olmalıdır.
Artık siyasetin dili de değişmek zorunda.
Çünkü vatandaş değişti.
Bugünün seçmeni; hamasi nutuklardan, ideolojik kamplaşmalardan ve sosyal medyada alkış toplayan sert söylemlerden çok, yapılan yolu, açılan fabrikayı, tamamlanan okulu, getirilen yatırımı ve hayata geçirilen projeyi görmek istiyor.
Hiçbir siyasi parti bu gerçeği görmezden gelemez.
Milletvekilliği; bir unvan değil, ağır bir sorumluluktur. O sorumluluğun gereği de Ankara’da Ağrı’nın sesi olmak, yatırımın takipçisi olmak ve çözüm üretmektir.
Unutulmamalıdır ki demokraside makamların sahibi siyasetçiler değil, millettir. Milletvekilleri bu unvanı halktan emanet alır; görevi de o emanete layık olmaktır.
Bizler alkışlamayı da eleştirmeyi de biliriz.
Kim bu şehrin sorunlarını çözmek için emek veriyorsa, kim siyasi rozetini bir kenara bırakıp Ağrı’nın geleceği için mücadele ediyorsa, onu destekleriz.
Ama kim yılları söylemlerle geçirip sonuç üretemiyorsa, onu da aynı kararlılıkla eleştiririz.
Çünkü artık Ağrı’nın kaybedecek bir günü bile yok.
Bu şehir; polemik değil proje, mazeret değil mücadele, slogan değil eser bekliyor.
Ve inanıyoruz ki bu beklenti, artık Ağrı halkının ortak sesidir.