Doğduğu Topraklara Vefa Borcunu Hekimliğiyle Ödüyor: Dr. Adem Aslan, “Ağrı’nın Değerleri”ne Konuk Oldu

2F9C19C2-B22A-4DD9-B959-53117B1F6A2C

Bir şehrin gerçek zenginliği; o şehirde doğup büyüyen, aldığı bilgi ve birikimi yine kendi insanının hizmetine sunan değerli evlatlarıdır.

 

İşte tam da bu anlayışla, Memleketten Haber Var ekibi tarafından hayata geçirilen “Ağrı’nın Değerleri” söyleşi serisinin bu haftaki konuğu, Ağrı’nın yetiştirdiği önemli hekimlerden Dr. Adem Aslan oldu.

 

Gazeteciler Fırat Koç ve Muhammed Balcı tarafından gerçekleştirilen samimi söyleşide Dr. Adem Aslan; çocukluğundan hekimlik yolculuğuna, Ağrı’nın dününden bugüne yaşadığı değişimden gençlere verdiği mesajlara kadar birçok konuda içten açıklamalarda bulundu.

 

“Bu Topraklarda Doğdum, Bu İnsanlara Hizmet Etmek İçin Geri Döndüm”

 

Söyleşinin ilk bölümünde hayat hikâyesini anlatan Dr. Adem Aslan, Ağrı’da doğup büyüdüğünü, ilk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladıktan sonra tıp eğitimini Trabzon’da, uzmanlık eğitimini ise İstanbul’da aldığını ifade etti.

 

Farklı şehirlerde görev yapmasına rağmen gönlünün her zaman Ağrı’da olduğunu belirten Aslan, öğrendiği her bilgiyi bir gün kendi memleketinin insanları için kullanma hayalini hiç kaybetmediğini söyledi.

 

Yıllardır Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yaptığını belirten başarılı hekim, en büyük hedefinin iyi bir doktor olmanın yanında memleketine faydalı bir insan olarak hatırlanmak olduğunu dile getirdi.

 

“Ağrı Bana Mücadeleyi ve Sabretmeyi Öğretti”

 

Çocukluk yıllarını anlatırken duygusal ifadeler kullanan Dr. Aslan, o dönem sağlık hizmetlerine ulaşmanın oldukça zor olduğunu hatırlattı.

 

Kendisinin de evde dünyaya geldiğini belirten Aslan, Ağrı’nın kendisine sabretmeyi, mücadele etmeyi, paylaşmayı ve dayanışmayı öğrettiğini ifade ederek, bu karakterin hayatının her döneminde en büyük gücü olduğunu söyledi.

 

Ağrı insanı kolay pes etmez.” diyen Aslan, bu dirayetli yapının başarı yolculuğundaki en önemli sermayesi olduğunu vurguladı.

 

“Doktorluk Sadece Hastalık Tedavi Etmek Değildir”

 

Mesleğe bakış açısını da paylaşan Dr. Adem Aslan, doktorluğun yalnızca ameliyat yapmak ya da ilaç yazmaktan ibaret olmadığını söyledi.

 

İnsanın biyolojik olduğu kadar psikolojik ve sosyal yönlerinin de bulunduğunu ifade eden Aslan, bazen bir hastaya umut olmanın, bazen de bir aileyi yeniden mutluluğa kavuşturmanın tarif edilemez bir duygu olduğunu dile getirdi.

 

Bir hastasının ameliyat sonrasında kendisine söylediği “Hocam bana ikinci bir hayat verdiniz.” sözünün meslek hayatındaki en anlamlı teşekkür olduğunu belirten Aslan, hekimlikte en büyük ödülün insanların duasını almak olduğunu ifade etti.

 

Ağrı Sağlıkta Büyük Bir Dönüşüm Yaşıyor

 

Röportajda Ağrı’nın sağlık alanındaki gelişimine de değinen Dr. Adem Aslan, geçmişte birçok hastanın Erzurum ve İstanbul’a sevk edildiğini, bugün ise kanser ameliyatları başta olmak üzere birçok ileri cerrahi işlemin artık Ağrı’da başarıyla gerçekleştirildiğini söyledi.

 

Mide, meme ve bağırsak kanserlerinin rutin olarak ameliyat edilebildiğini belirten Aslan, hematoloji ve onkoloji servisleri ile kemoterapi ünitesinin hizmete girmesi sayesinde vatandaşların büyük şehirlere gitmeden tedavilerini kendi memleketlerinde alabildiğini ifade etti.

 

Sağlık alanındaki bu gelişmenin Ağrı adına önemli bir kazanım olduğunu söyleyen Aslan, kalan eksikliklerin de zaman içerisinde giderileceğine inandığını dile getirdi.

 

“Kendi Memleketinde Çalışmanın Ayrı Bir Sorumluluğu Var”

 

Bir şehrin kendi evlatlarının o şehirde görev yapmasının önemine dikkat çeken Dr. Adem Aslan, yerli insanların toplumun kültürünü, beklentilerini ve ihtiyaçlarını daha iyi bildiğini söyledi.

 

Aidiyet duygusunun hizmet kalitesini artırdığını belirten Aslan, memleketinde görev yaparken yalnızca mesai saatlerinde değil, günün her anında insanların kendisine ulaştığını ifade ederek bunun hem büyük bir sorumluluk hem de gurur olduğunu söyledi.

 

“İnsan kendi memleketine hizmet ederken farklı bir vicdan taşıyor.” diyen Aslan, bu duygunun hiçbir makamla ölçülemeyeceğini dile getirdi.

 

Gençlere Güveniyor, Ağrı’nın Geleceğine İnanıyor

 

Gençlerin memleketlerine sahip çıkmaları gerektiğini belirten Dr. Adem Aslan, Ağrı’da çok idealist gençlerin bulunduğunu ancak onların daha fazla desteklenmesi gerektiğini söyledi.

 

Şartların iyileştirilmesi halinde birçok Ağrılı gencin yeniden şehrine dönerek hizmet edeceğine inandığını ifade eden Aslan, geleceğin Ağrı’sını ise eğitimin, bilimin, sağlığın ve üretimin daha güçlü olduğu; gençlerin büyük şehirleri mecburiyetten değil tercih olarak seçtiği bir şehir olarak hayal ettiğini anlattı.

 

Nereden Geldiğinizi Hiçbir Zaman Unutmayın”

 

Söyleşinin en anlamlı bölümlerinden biri ise gelecek nesillere verdiği mesaj oldu.

 

Dr. Adem Aslan, dürüstlük, çalışkanlık ve iyi insan olmanın hayattaki en büyük sermaye olduğunu belirterek gençlere şu tavsiyelerde bulundu:

 

“Bilimin peşinden gidin. Çok çalışın. Hangi mesleği yaparsanız yapın insanlara faydalı olmayı hedefleyin. Gerçek başarı geride güzel izler bırakabilmektir.”

 

Kendisinin nasıl hatırlanmak istediği sorusuna ise şu sözlerle cevap verdi:

 

“Doğduğu memleketi unutmayan, bilgisini ve emeğini insanların hizmetine sunmuş, arkasında sağlığına kavuşmuş hastalar ve güzel hatıralar bırakmış bir hekim olarak anılmak isterim.”

 

Ağrılı Olmak, Kalbinde Ağrı’yı Taşımaktır

 

Röportajın ikinci bölümünde Muhammed Balcı’nın sorularını yanıtlayan Dr. Adem Aslan, Ağrılı olmanın anlamını da şu sözlerle özetledi:

 

Ağrılı olmak; zor şartlara rağmen umudunu kaybetmemek, çalışkan olmak, dürüst olmak ve memleketine sahip çıkmaktır. Nerede yaşarsa yaşasın kalbinin bir köşesinde Ağrı’yı taşımaktır.”

 

Bu sözler, röportaj boyunca dile getirilen aidiyet duygusunun en güçlü ifadesi olarak dikkat çekti.

 

Ağrı’nın Değerlerini Geleceğe Taşıyan Bir Proje

 

Söyleşinin sonunda “Ağrı’nın Değerleri” projesini de değerlendiren Dr. Adem Aslan, şehirlerin yalnızca binalarla değil yetiştirdiği insanlarla büyüdüğünü belirterek, bu tür çalışmaların gençlere ilham verdiğini söyledi.

 

Başarı hikâyelerinin görünür olmasının yeni başarıların önünü açacağını ifade eden Aslan, projenin Ağrı adına çok kıymetli bir çalışma olduğunu dile getirdi.

 

Memleketin En Büyük Gücü Kendi Evlatlarıdır

 

Bugün Türkiye’nin birçok şehrinde görev yapan, bilim üreten ve önemli başarılara imza atan yüzlerce Ağrılı bulunuyor. Ancak bu başarıların en anlamlı hâli, o bilgi ve birikimin yeniden doğduğu topraklara dönmesiyle ortaya çıkıyor.

 

Çünkü bir memleketi kalkındıracak olan yalnızca yatırımlar değil; o memleketin insanını tanıyan, derdini bilen, sevinciyle sevinen, acısıyla dertlenen kendi evlatlarıdır.

 

Ağrı’nın Değerleri” projesi de tam olarak bunu hatırlatıyor.

 

Bu şehir; yetiştirdiği insanlarla güçlüdür.

 

Ve o insanlar anlatıldıkça, tanındıkça ve kıymeti bilindikçe Ağrı’nın ortak hafızası daha da güçlenecek, gelecek nesiller kendi şehirlerinden çıkan başarı hikâyeleriyle umut bulacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir