GEÇMİŞİN TEMELLERİ ÜZERİNDE NASIL BİR AĞRI YÜKSELİYOR? RUKEN KİLERCİ FARKI
Siyasette yapılan hizmetleri değerlendirirken yalnızca rakamlara bakmak yeterli değildir. Bir şehrin nereden nereye geldiğini, geçmişte hangi temel ihtiyaçlarının karşılandığını ve bugünkü temsilcilerinin mevcut birikimin üzerine ne koyduğunu birlikte değerlendirmek gerekir.
Ağrı’da AK Parti’nin yaklaşık 20 yıllık hizmet dönemine baktığımızda küçümsenemeyecek büyük bir eser tablosuyla karşılaşıyoruz.
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nin kurulması, Ağrı Ahmed-i Hani Havalimanı’nın yeni terminal binasına kavuşması, 400 yataklı Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile 150 yataklı Patnos Devlet Hastanesinin hizmete girmesi, Yazıcı Barajı’nın tamamlanması, şehir merkezi ve ilçeler arasındaki bölünmüş yollar, binlerce TOKİ konutu, doğalgaz yatırımları, kültür merkezleri, millet bahçeleri, spor tesisleri ve tekstil kent çalışmaları…
Bunların her biri Ağrı’nın son 20 yılına damga vuran önemli hizmetlerdir.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Mart 2024’te açıkladığı verilere göre AK Parti iktidarları döneminde Ağrı’ya yaklaşık 84 milyar liralık yatırım yapıldı. Kentte 15 hastane dâhil toplam 77 sağlık tesisi hizmete kazandırıldı. TOKİ tarafından 4 bin 240 konut tamamlanarak vatandaşlara teslim edildi. Yazıcı Barajı başta olmak üzere iki baraj, bir sulama tesisi ve 50 taşkın koruma tesisi inşa edildi.
Ağrı–Erzurum, Ağrı–Doğubayazıt, Ağrı–Hamur–Tutak–Patnos, Erciş–Patnos ve Doğubayazıt–Iğdır bağlantılarında önemli bölünmüş yol çalışmaları gerçekleştirildi. Havalimanının yıllık yolcu kapasitesi yeni terminal binasıyla 2,5 milyona çıkarıldı.
Bu büyük eserlerin hiçbiri yok sayılamaz. Her yatırımın altında dönemin hükümetlerinin, bakanlarının, valilerinin, milletvekillerinin ve kamu yöneticilerinin emeği vardır.
Ancak siyaset yalnızca geçmişi anlatma sanatı değildir.
Siyaset, devralınan hizmet birikiminin üzerine yenilerini koyabilme sorumluluğudur.
Tam da bu noktada Ruken Kilerci’nin yaklaşık üç yıllık milletvekilliği dönemi ayrı bir değerlendirmeyi hak ediyor.
RUKEN KİLERCİ HAZIR BİR HİZMET TABLOSUNU DEVRALDI AMA ONUNLA YETİNMEDİ
Ruken Kilerci, 2023 yılında milletvekili seçildiğinde karşısında sıfırdan başlanacak bir Ağrı yoktu. Geçmiş dönemlerde temelleri atılmış, bir bölümü tamamlanmış, bir bölümü devam eden büyük bir yatırım mirası vardı.
Fakat aynı Ağrı’nın hâlâ ciddi sorunları bulunuyordu.
Sağlık alanında başka illere yapılan sevkler devam ediyordu. Patnos’un içme suyu meselesi çözüm bekliyordu. Bazı yol projelerinin tamamlanma tarihleri sürekli uzuyordu. Tarımsal sulama yatırımları istenilen hızda ilerlemiyordu. Gençler iş ve gelecek arayışıyla memleketlerinden ayrılıyordu.
Dolayısıyla Ruken Kilerci’nin önündeki siyasi görev, yalnızca yeni proje açıklamak değildi. Yıllardır devam eden dosyaları yeniden masaya koymak, ödeneklerini takip etmek, yarım kalan yatırımları hızlandırmak ve Ağrı’nın değişen ihtiyaçlarına uygun yeni projeler geliştirmekti.
Ruken Kilerci’yi geçmiş dönemlerden pozitif anlamda ayrıştıran ilk özellik burada ortaya çıkıyor:
Başkasının döneminde başlayan projeleri görmezden gelmedi; Ağrı’nın projesi olarak sahiplendi.
Çünkü gerçek hizmet siyaseti, “Bu proje benim dönemimde başlamadı” diyerek sorumluluktan kaçmak değil, kim başlatmış olursa olsun millet adına tamamlanmasını sağlamaktır.
AĞRI’NIN YATIRIM DOSYASI YENİDEN GÜÇLENDİ
Ağrı Valiliğinin yayımladığı 2026 Yılı Kamu Yatırım Programına göre kentte, birkaç ili kapsayan ortak yatırımlar hariç olmak üzere, yaklaşık 32 milyar 900 milyon liralık proje portföyü bulunuyor.
Bu projeler için yalnızca 2026 yılında 2 milyar 507 milyon lira ödenek ayrıldı. Söz konusu kaynağın yüzde 53’ü tarıma, yüzde 23’ü ulaştırmaya, yüzde 16’sı sağlığa, yüzde 7’si diğer kamu hizmetlerine ve yüzde 1’i yükseköğretime yönlendirildi.
Geçmişin 84 milyar lirasıyla bugünkü 32,9 milyar liralık proje büyüklüğünü doğrudan karşılaştırmak ekonomik olarak doğru değildir. Çünkü enflasyon, proje maliyetleri ve hesaplama dönemleri farklıdır. Üstelik 32,9 milyar lira tamamlanmış yatırım değil, devam eden ve planlanan projelerin toplam bedelidir.
Fakat siyasi açıdan önemli olan başka bir gerçek var:
Geçmişte Ağrı’nın kalkınması daha çok temel altyapı, hastane, üniversite, havalimanı, konut ve bölünmüş yollar üzerinden ilerlerken; Ruken Kilerci döneminde sağlık, tarımsal üretim, içme suyu, adalet hizmetleri, gençlik-spor ve yükseköğretim yatırımları aynı anda takip edilen daha geniş bir hizmet tablosuna dönüşmeye başladı.
ÜNİVERSİTE HASTANESİ SIRADAN BİR YATIRIM DEĞİLDİR
Ruken Kilerci döneminin en önemli gelişmelerinden biri, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi bünyesinde yapılması planlanan 250 yataklı Uygulama ve Araştırma Hastanesinin yatırım programına alınmasıdır.
Yaklaşık 50 bin metrekare kapalı alana sahip olması planlanan hastane için 3,5 milyar liralık proje bedeli öngörülüyor. Projenin 2026–2029 yılları arasında tamamlanması hedefleniyor.
Bu yatırım yalnızca yeni bir hastane binası anlamına gelmiyor.
Üniversite hastanesi; tıp fakültesinin güçlenmesi, akademisyen ve uzman doktorların Ağrı’ya gelmesi, ileri tetkik ve tedavi imkânlarının artması ve çevre illere yapılan hasta sevklerinin azaltılması bakımından stratejik önem taşıyor.
Geçmiş 20 yıl Ağrı’ya üniversiteyi ve tıp fakültesini kazandırdı.
Ruken Kilerci döneminde ise bu büyük birikimin üniversite hastanesiyle taçlandırılması yönünde somut bir adım atıldı.
İşte gerçek siyasi devamlılık budur.
Geçmişin eserini sahiplenmek, eksik kalan halkayı görmek ve o halkayı tamamlamak…
Ağrı merkezde yapımı devam eden Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi ek binasına 2026 yılı için 200 milyon lira ödenek ayrılması ve yeni devlet hastanesi konusunda Sağlık Bakanlığıyla görüşmeler yürütülmesi de sağlık dosyasının tek bir projeyle sınırlı tutulmadığını gösteriyor.
Ruken Kilerci ve AK Parti Ağrı İl Başkanı İlhami Yıldız’ın Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ile yaptığı görüşmenin Bakanlığın resmî kayıtlarında yer alması, sağlık taleplerinin doğrudan karar makamlarına taşındığını ortaya koyuyor.
TARIMDA TOPRAĞA DEĞİL GELECEĞE SU VERİLİYOR
Ağrı’nın en büyük ekonomik gücü tarım ve hayvancılıktır. Ancak suyla buluşmayan toprağın, üretime dönüşmeyen ovanın ve pazara ulaşamayan ürünün şehre kalıcı refah getirmesi mümkün değildir.
2026 Yılı Yatırım Programında Yazıcı Sulaması için 1 milyar 100 milyon lira ödenek ayrılması bu nedenle son derece önemlidir.
Ruken Kilerci’nin Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda görev yapması da Ağrı’nın ekonomik yapısıyla doğrudan örtüşen bir siyasi avantajdır.
Geçmiş dönem Yazıcı Barajı’nı yaptı.
Bugünkü dönemin görevi ise o barajdaki suyu daha geniş tarım alanlarıyla buluşturmak, çiftçinin üretimini artırmak ve tarımı gerçek bir ekonomik kalkınma modeline dönüştürmektir.
Diyadin Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi de bu dönüşümün önemli parçalarından biridir. Yaklaşık 1.300 dekarlık alanda planlanan ve tamamlandığında 1.500 kişilik istihdam oluşturması hedeflenen proje, Ağrı’da tarımın yalnızca yaz aylarına bağlı kalmaması açısından büyük önem taşıyor.
Ruken Kilerci’nin farkı, tarımı yalnızca destekleme ödemeleri üzerinden değil; sulama, sera, üretim, depolama, pazarlama ve istihdam zinciri üzerinden değerlendirmeye çalışmasıdır.
PATNOS’TA YILLARIN SORUNU SONUCA YAKLAŞIYOR
Patnos İçme Suyu Arıtma Tesisi, 2016 yılında başlayan fakat uzun süre tamamlanamayan projelerden biridir.
Günlük 40 bin metreküp su arıtma kapasitesine sahip olacak tesis için 2026 yılında 300 milyon lira ödenek ayrıldı. Tesisin tamamlanmasıyla Patnos’a yılda yaklaşık 9,48 milyon metreküp sağlıklı içme suyu sağlanması planlanıyor.
Bu projeyi yalnızca Ruken Kilerci’nin eseri olarak göstermek doğru olmaz. Projenin başlangıcında geçmiş dönemlerin emeği vardır.
Ancak dokuz-on yıllık bir yatırımın yeniden hızlandırılması, güçlü ödenek alması ve tamamlanma aşamasına getirilmesi de kendiliğinden gerçekleşmez.
Ruken Kilerci’yi ayrıştıran hizmet anlayışlarından biri de budur:
Kurdeleyi kimin keseceğinden çok, vatandaşın musluğundan temiz suyun ne zaman akacağıyla ilgilenmek.
YENİ ADALET SARAYI VE KAMU HİZMETLERİNDE YENİ DÖNEM
Ağrı’nın uzun süredir beklediği yeni Adalet Sarayı projesi de Ruken Kilerci döneminde yatırım programında somut karşılık buldu.
Yaklaşık 22 bin 500 metrekarelik hizmet alanına sahip olması planlanan Ağrı Adalet Sarayı için 2026 yılında 200 milyon lira ödenek ayrıldı. Projenin 2025–2027 döneminde tamamlanması hedefleniyor.
Bu yatırım yalnızca yeni bir kamu binası değildir. Vatandaşın adalet hizmetlerine daha sağlıklı koşullarda ulaşması, hâkimlerin, savcıların, avukatların ve adliye personelinin daha nitelikli bir ortamda çalışması anlamına geliyor.
Ruken Kilerci döneminde dikkat çeken nokta, büyük projelerle günlük hayatı kolaylaştıracak kamu hizmetlerinin birlikte ele alınmasıdır.
ULAŞILABİLİR VEKİL MODELİ
Bir milletvekilinin başarısı yalnızca yatırım rakamlarıyla ölçülemez.
Milletvekili vatandaşına ulaşamıyor, kurumların kapısını çalmıyor ve şehrin sorunları kendisine iletilemiyorsa en büyük projeler bile siyasi temsil eksikliğini tamamen gideremez.
Ruken Kilerci’nin geçmiş dönemlerden ayrıştığı en görünür alanlardan biri sahayla kurduğu ilişkidir.
İlçelerdeki temasları, esnaf ve vatandaş ziyaretleri, kurum yöneticileriyle görüşmeleri, bakanlıklar düzeyindeki takibi ve farklı toplum kesimleriyle kurduğu iletişim, onun milletvekilliğini yalnızca Meclis kürsüsünden ibaret görmediğini gösteriyor.
Ağrı’dan Ankara’ya talep götüren, Ankara’daki gelişmeleri yeniden Ağrı kamuoyuna taşıyan çift yönlü bir siyasi iletişim yürütüyor.
Yaklaşık altı yıllık aranın ardından 2025 yılında İzmir–Ağrı karşılıklı uçak seferlerinin yeniden başlaması için yürütülen girişimler de bunun somut örneklerinden biridir.
Bazen bir şehre hizmet yalnızca milyarlarca liralık bina yapmak değildir. Öğrencinin, hastanın, esnafın ve ailesine ulaşmak isteyen vatandaşın hayatını kolaylaştıracak bir uçak seferinin yeniden başlatılması da doğrudan toplumsal karşılığı bulunan önemli bir hizmettir.
RUKEN KİLERCİ’NİN ASIL FARKI NEDİR?
AK Parti’nin geçmiş 20 yılı Ağrı’ya büyük ve kalıcı eserler kazandırdı.
Üniversite kuruldu.
Havalimanı büyütüldü.
Hastaneler yapıldı.
Barajlar tamamlandı.
Bölünmüş yollar açıldı.
TOKİ konutları inşa edildi.
Doğalgaz ilçelere kadar ulaştırıldı.
Bu eserlerin tamamı Ağrı’nın ortak kazanımıdır.
Ruken Kilerci’nin farkı ise bu büyük eser döneminin ardından başlayan yeni ihtiyaçları doğru okuyabilmesidir.
Artık Ağrı yalnızca bina istemiyor. Nitelikli sağlık hizmeti, uzman doktor, üretim, istihdam, sulama, düzenli uçak seferi, hızlı tamamlanan yol ve vatandaşla ilgilenen bir siyaset istiyor.
Ruken Kilerci’nin yaklaşık üç yıllık hizmet karnesi incelendiğinde; yeni projelerin yatırım programlarına taşındığı, geçmişten kalan yatırımların yeniden hızlandırıldığı, bakanlık temaslarının yoğunlaştırıldığı ve Ağrı’nın sorunlarının daha görünür hâle getirildiği görülüyor.
Onu geçmiş dönemleri küçülterek büyütmeye gerek yok.
Çünkü Ruken Kilerci’nin hizmet siyasetindeki yeri, geçmişi inkâr ederek değil; geçmişin üzerine koyduğu yeni halkalarla zaten güçleniyor.
BİR VEKİLDEN DAHA FAZLASI OLMA YOLUNDA
Ruken Kilerci henüz görev süresini tamamlamadı. Bu nedenle nihai siyasi karnesini yazmak için erkendir.
Ağrı’nın sağlık sevkleri, işsizlik, genç göçü, özel sektör yatırımları, sınır ticareti, havayolu ulaşımı ve bitmeyen yol projeleri konusunda hâlâ önemli beklentileri bulunuyor.
Ancak yön doğru, takip güçlü ve ortaya çıkan proje tablosu umut vericidir.
Eksikleri dile getirmek başka, yapılanları görmezden gelmek başkadır.
Bugün eldeki resmî veriler bize şunu gösteriyor:
Ruken Kilerci, milletvekilliğini yalnızca protokolde görünmek veya yapılanları anlatmak için kullanmıyor. Devam eden projeyi hızlandırmaya, yeni ihtiyacı yatırım programına aldırmaya, vatandaştan gelen talebi Ankara’ya ulaştırmaya çalışan bir temsil siyaseti yürütüyor.
AK Parti’nin 20 yıllık eser siyaseti Ağrı’nın temel altyapısını değiştirdi.
Ruken Kilerci ise bu büyük hizmet mirasını sağlıkta ihtisaslaşma, tarımda üretim, gençlikte gelecek, kamu hizmetlerinde kalite ve siyasette ulaşılabilirlik anlayışıyla yeni bir döneme taşımaya çalışıyor.
Belki de Ruken Kilerci’yi pozitif anlamda ayrıştıran en önemli gerçek budur:
Geçmişin eserlerini sahipleniyor, yarım kalanları takip ediyor, bugünün ihtiyaçlarını Ankara’ya taşıyor ve geleceğin Ağrı’sı için yeni bir hizmet sayfası açıyor.
Ağrı’ya hizmet eden bütün isimlerin emeği kıymetlidir.
Ancak bugün Ağrı’nın yatırım dosyasını omuzlayan, kurum kurum dolaşan, bakanlıkların kapısını çalan ve şehrin sesini Ankara’da diri tutan güçlü bir siyasi irade varsa onun adı Ruken Kilerci’dir.
Geçmiş 20 yıl Ağrı’ya eserler kazandırdı.
Ruken Kilerci dönemi ise o eserleri üretime, istihdama, nitelikli sağlık hizmetine ve vatandaşın günlük hayatına dokunan sonuçlara dönüştürme dönemi olmaya adaydır.