“Bir Şehrin Çocuklarına Ağabey Olmak: Cemil Budak’ın Hikâyesi”

Ağrı’nın Sessiz Kahramanlarından Biri: Cemil Budak
Bazı insanlar vardır…
Makamıyla değil, dokunduğu hayatlarla anılır.
Bazı isimler vardır…
Görev yaptığı kurumdan daha büyük bir güven bırakır insanların hafızasında.
İşte bugün Ağrı’da spora gönül veren gençlerin büyük bölümünün zihninde oluşan isimlerden biri de Cemil Budak.
Memlekettenhabervar04.com olarak başlattığımız “Yerli Evlatlarımızın İlimize Katkıları” konseptinde bugün, bu şehrin içinden çıkıp yine bu şehrin çocuklarına omuz veren bir spor adamını konuşuyoruz.
Çünkü bazı hikâyeler yalnızca başarı hikâyesi değildir…
Aynı zamanda vefa hikâyesidir.
Ağrı’nın zor şartlarını yaşamış, gençliğinde imkânsızlıkların içerisinde spor yapmaya çalışmış bir isimden söz ediyoruz.
Kayakla, atletizmle, mücadeleyle büyüyen…
Okul çıkışında çantasını bir köşeye bırakıp spor sahalarına koşan…
Belki imkânı az ama hayali büyük olan bir gençten…
Ve yıllar sonra o gencin, bugün Ağrı Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Hizmetleri Müdürü olarak yine aynı çocukların elinden tutması aslında bu şehir adına çok şey anlatıyor.
Çünkü Ağrı gibi şehirlerde gençlerin sadece spor salonuna değil, kendilerini anlayan insanlara da ihtiyacı vardır.
İşte Cemil Budak’ı farklı kılan nokta tam da burada başlıyor.
Onun odasına giren sporcular karşılarında yalnızca bir bürokrat görmüyor.
Onlar; daha önce aynı yolları yürümüş, aynı zorlukları yaşamış, aynı duyguları hissetmiş bir “Cemil abi” görüyor.
Belki de bu yüzden gençlerle arasında resmiyetten çok güven oluşuyor.
Çünkü tecrübe ile samimiyet bir araya geldiğinde ortaya yalnızca yöneticilik çıkmaz…
Aidiyet çıkar.
Motivasyon çıkar.
Şehrine hizmet etme arzusu çıkar.
Bugün Ağrı’da düzenlenen birçok sportif organizasyonun perde arkasında onun emeğine rastlamak mümkün.
Kışın sahaları temizlerken…
Resmî programlarda eksikleri tamamlamaya çalışırken…
Gençlerin moralini yükseltirken…
Bir kortejde coşkuyu artırırken…
Yani sadece makam odasında değil, sahanın tam merkezinde…
Belki de onu değerli yapan şey tam olarak budur.
Çünkü bazı yöneticiler sadece talimat verir…
Bazıları ise taşın altına elini koyar.
Cemil Budak yıllardır ikinci yolu tercih eden isimlerden biri oldu.
Üstelik bunu gösteriş için değil…
Bu şehre aidiyet hissettiği için yaptı.
Ağrı’nın gençlerini yalnızca bir sporcu olarak değil, geleceğin öğretmeni, doktoru, antrenörü, yöneticisi olarak gören bir anlayışla hareket etti.
Belki bugün birçok genç spordan kopmuyorsa, birçok çocuk kendini değerli hissediyorsa, bunun arkasında onları gerçekten anlayan insanların emeği vardır.
Ve kabul etmek gerekir ki;
Ağrı gibi zor şartlara sahip bir şehirde yıllarca aynı disiplinle çalışmak, yorulmadan üretmek, gençlerin yanında durmak kolay değildir.
Bu yüzden kendi değerlerimize sahip çıkmak artık bir tercih değil, bir zorunluluktur.
Çünkü bir şehrin en büyük gücü beton binaları değil…
Kendi insanına sahip çıkabilmesidir.
Bugün Ağrı’nın en büyük ihtiyaçlarından biri; birbirini aşağı çeken değil, birbirine omuz veren bir anlayışı büyütebilmektir.
Ve belki de bu yüzden artık şu soruyu hep birlikte kendimize sormanın zamanı geldi:
Bu şehrin evlatlarına sahip çıkmazsak, yarın bu şehre kim sahip çıkacak?
Bu şehrin kanayan yarası haline gelen “Ağrılı Bürokrat” eksiğini de belki de bu şekilde çözebiliriz.
Hesapsız, kitapsız, çıkarsız bir şekilde sadece birbirimizi severek ve birbirimize alan açarak..
Biz bu şehrin değerlerini anlatmaya ve onları ön plana çıkarmaya devam edeceğiz.
Bu durum bizler için bir tercih değil, bu şehir adına kendimizi borçlu hissettiğimiz bir zorunluluktur..
İlimizde hizmet eden dışarıdan gelen her bürokrata ise sevgimiz de saygımız da bakidir..
Cemil Budak’ların sayısının artması dileğiyle..
Bu şehrin birbirini seven insanların omuzlarında yükseleceğini unutmamanızı ümit ediyoruz.
Bir sonraki hafta yeni bir değerimizi sizlerle buluşturmayı hedefliyoruz ..
Sevgiyle Kal Ağrı!!

ÖZEL HABER: FIRAT KOÇ-MUHAMMED BALCI