“Ağrı’da Siyaset Tartışması: DEM’li Vekillere ‘Somut Proje Yok’ Eleştirisi”

Ağrı’da DEM Partili milletvekilleri Sırrı Sakık, Nejla Demir ve Heval Bozdağı’na yönelik eleştiriler giderek artıyor. Kamuoyunda, kentin temel sorunlarına çözüm üretmek yerine söylem siyasetinin öne çıktığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Ağrı’da siyasi gündem, DEM Partisi milletvekilleri Sırrı Sakık, Nejla Demir ve Heval Bozdağı’nın performansına yönelik eleştirilerle yeniden alevlendi. Kentte birçok kesim, milletvekillerinin şehrin kronik sorunlarına yönelik somut ve sürdürülebilir projeler ortaya koyamadığını dile getiriyor.
Eleştirilerin odağında, özellikle sağlık, eğitim ve istihdam gibi temel alanlarda çözüm üretilmemesi yer alıyor. Vatandaşlar, Ağrı’nın yıllardır konuşulan sorunlarının hâlâ aynı noktada olduğunu ifade ederken, bu sorunların yalnızca gündem oluşturma amacıyla dile getirildiği ancak kalıcı adımların atılmadığı görüşünde birleşiyor.
Siyasi gözlemcilere göre, milletvekillerinin Meclis’te verdiği soru önergeleri ve gündeme taşıdığı konular, kamuoyunda beklenen etkiyi oluşturmakta yetersiz kalıyor. Bu durum, “etkisiz ve cılız siyaset” eleştirilerini beraberinde getiriyor. Özellikle yerelde karşılığı olan güçlü projelerin eksikliği, vekillerin performansının sorgulanmasına neden oluyor.
Ağrı’da dikkat çeken bir diğer eleştiri ise siyaset diline yönelik. Sırrı Sakık’ın yıllardır sürdürdüğü siyasi üslubun kentte belirli bir karşılık bulduğu kabul edilirken, diğer milletvekillerinin bu çizginin gölgesinde kaldığı ve bağımsız bir siyasi irade ortaya koyamadığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Hatta bazı vatandaşlar, kentin en işlek noktalarından biri olan Cumhuriyet Caddesi’nde diğer vekillerin yeterince tanınmadığını dile getirerek, sahadaki görünürlük eksikliğine dikkat çekiyor.
Öte yandan, Ağrı Belediyesi’nin hizmet performansına yönelik eleştirilerin yoğun olduğu bir dönemde, milletvekillerinin bu konuda sessiz kalması da “samimiyet sorgulaması”nı beraberinde getiriyor. Yerel yönetimle ilgili sorunlara değinilmemesi, kamuoyunda “gerçeklikten kopuk siyaset” yorumlarına neden oluyor.
Vatandaşlar, kentin yıllardır çözüm bekleyen meselelerinin magazin boyutuna indirgenmesini eleştirirken, bu yaklaşımın yalnızca tabanı konsolide etmeye yönelik bir strateji olduğu görüşünü dile getiriyor. Özellikle seçim dönemleri dışında sahada yeterince aktif olunmaması, siyaset kurumuna olan güveni zedeleyen unsurlar arasında gösteriliyor.
Kamuoyunda oluşan genel kanaat ise, Ağrı gibi potansiyeli yüksek ancak sorunları derinleşmiş bir şehirde, ideolojik söylemlerin ötesine geçen, somut ve uygulanabilir projelere ihtiyaç olduğu yönünde. Vatandaşlar, kendilerine verilen desteğin karşılığında daha üretken, daha şeffaf ve daha çözüm odaklı bir siyaset anlayışı beklediklerini ifade ediyor.
Ağrı’da yükselen bu eleştiri dalgası, yalnızca siyasi aktörlere değil, aynı zamanda siyaset yapma biçimine yönelik bir sorgulamayı da beraberinde getiriyor. Kentte artık söylemden çok icraatın konuşulması gerektiği yönündeki beklenti her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriliyor.