Ağrı Eğitiminde Yeni Hikâyeyi Abdulhaluk Çakan Yazabilir
Aket Genç Kalemler Yazar Kadrosundan, Gazeteci-Yazar Ayhan Arslan Yazdı..
Bir şehrin kaderi bazen meydanlarda değil, sınıflarda değişir.
Bir kentin geleceğini yalnızca yolları, binaları, fabrikaları ya da kamu yatırımları belirlemez. Asıl gelecek; bir öğretmenin kara tahta karşısında kurduğu cümlede, bir çocuğun ilk kez eline aldığı kitapta, bir gencin “Ben de başarabilirim” dediği anda şekillenir.
Bu nedenle Ağrı İl Millî Eğitim Müdürlüğü görevine yapılan bir atamayı sıradan bir bürokratik değişiklik olarak değerlendirmek doğru olmaz.
Çünkü söz konusu olan eğitimse, aslında söz konusu olan Ağrı’nın geleceğidir.
İşte tam da bu noktada İl Millî Eğitim Müdürlüğü görevine atanan Abdulhaluk Çakan, Ağrı adına yeni bir beklentinin ve yeni bir umudun adresi olabilir.
Çakan’ın eğitim camiasının içerisinden yetişmiş olması, eğitimin mutfağını bilmesi ve hepsinden önemlisi bölgenin gerçeklerine yabancı olmaması, önümüzdeki dönem açısından önemli avantajlar barındırıyor.
Ağrı’yı Tanımadan Ağrı’nın Eğitimini Yönetemezsiniz
Ağrı’nın eğitim meselesini yalnızca Ankara’dan gönderilen istatistikler üzerinden okuyamazsınız.
Çünkü rakamların anlatamadığı bir Ağrı vardır.
Kışın kilometrelerce yol kat ederek okuluna ulaşmaya çalışan öğrenciyi rakamlar anlatmaz.
Bir köy okulunda bütün imkânsızlıklara rağmen çocuklarının hayatına dokunmaya çalışan öğretmenin mücadelesini tablolar göstermez.
Ekonomik imkânsızlıklar içerisinde çocuğunu okutmaya çalışan annenin, babanın fedakârlığını hiçbir istatistik tam anlamıyla ifade edemez.
Ağrı’nın eğitimini yönetmek için Ağrı’nın sosyolojisini bilmek gerekir.
Coğrafyasını bilmek gerekir.
İnsanını tanımak gerekir.
Öğretmenin hangi şartlarda görev yaptığını, öğrencinin hangi şartlardan sınıfa geldiğini bilmek gerekir.
Bu nedenle Abdulhaluk Çakan’ın bölgeyi tanıyan bir eğitim yöneticisi olması, bana göre yeni dönemin en önemli avantajlarından biridir.
Eğitimci Bir Müdürün Farkı Sahada Görülmeli
Çakan’ın eğitim kökenli olması ise ayrıca üzerinde durulması gereken bir husustur.
Çünkü eğitim, yalnızca mevzuatla yönetilebilecek bir alan değildir.
Bir öğretmenin motivasyonunu anlamak için öğretmenliği bilmek gerekir.
Bir okul müdürünün omuzlarındaki yükü anlayabilmek için okulun koridorlarını tanımak gerekir.
Bir öğrencinin sessizliğinin arkasındaki problemi görebilmek için eğitimin insan tarafına dokunabilmek gerekir.
Dolayısıyla Ağrı’nın önünde önemli bir fırsat bulunuyor.
Beklentimiz, İl Millî Eğitim Müdürlüğünün kapılarının sahaya daha fazla açılmasıdır.
Müdürlük öğretmene yaklaşmalı.
Öğretmen öğrenciye daha güçlü dokunmalı.
Okul veliyle bütünleşmeli.
Ve bütün bu zincirin merkezinde çocuk bulunmalıdır.
Ağrı’nın Çocukları Büyük Hayaller Kurabilmeli
Belki de üzerinde en fazla durmamız gereken mesele budur.
Ağrı’da doğmuş olmak bir çocuğun hayallerinin sınırı olmamalıdır.
Patnos’un bir köyündeki çocuk da Doğubayazıt’taki genç de Hamur’daki öğrenci de Diyadin’deki, Tutak’taki, Eleşkirt’teki çocuk da büyük hayaller kurabilmelidir.
Çünkü yetenek coğrafya seçmez.
Zekâ posta koduna bakmaz.
Başarı, yalnızca büyükşehirlerde yaşayan çocukların hakkı değildir.
Devletin ve eğitim sisteminin görevi de tam olarak burada başlamaktadır:
Fırsatları çocukların ayağına götürmek.
İşte yeni İl Millî Eğitim Müdürü Abdulhaluk Çakan’dan beklentimiz yalnızca mevcut sistemi yönetmesi değildir.
Ağrı’nın çocuklarına yeni imkân alanları açmasıdır.
Bilimden sanata, spordan teknolojiye, yabancı dilden mesleki eğitime kadar çocukların yeteneklerini keşfedebilecekleri yeni alanlar oluşturulmalıdır.
Ağrı’nın çocukları yalnızca sınavlara değil, geleceğe hazırlanmalıdır.
İl Millî Eğitim Müdürlüğü Şehrin Eğitim Karargâhı Olmalı
Yeni dönemde Ağrı İl Millî Eğitim Müdürlüğü klasik bir kamu kurumu anlayışının ötesine geçebilmelidir.
Valilikle, üniversiteyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, yerel yönetimlerle, iş dünyasıyla, öğretmenlerle ve velilerle sürekli iletişim hâlinde olan güçlü bir eğitim koordinasyonu kurulmalıdır.
Ağrı’nın eğitim haritası çıkarılmalıdır.
Hangi okulun neye ihtiyacı var?
Hangi ilçede hangi problem öne çıkıyor?
Öğrenciler neden başarısız oluyor?
Başarılı öğrenciler neden başka illere yöneliyor?
Öğretmenin motivasyonunu artırmak için ne yapılabilir?
Mesleki eğitim Ağrı’nın ekonomik yapısıyla nasıl buluşturulabilir?
Üniversite ile liseler arasında nasıl güçlü bir köprü kurulabilir?
Bunların her biri masaya yatırılmalıdır.
Çünkü artık mesele günü kurtarmak değil, Ağrı’nın önümüzdeki on yılını planlamaktır.
Çakan’ın Önünde Bir Bürokratik Makamdan Daha Fazlası Var
Abdulhaluk Çakan bugün yalnızca İl Millî Eğitim Müdürlüğü koltuğuna oturmuyor.
Aynı zamanda binlerce öğrencinin geleceğine dokunabilecek büyük bir sorumluluğu devralıyor.
Belki bugün Ağrı’nın ücra bir köyündeki sınıfta oturan çocuk, bundan on beş yıl sonra bu şehrin doktoru olacak.
Belki mühendis olacak.
Belki akademisyen olacak.
Belki öğretmen olarak yeniden bu topraklara dönecek.
Belki de Ağrı’nın kaderini değiştirecek bir girişimci olacak.
Biz bugün o çocukların isimlerini bilmiyoruz.
Ama onlar o sınıflarda oturuyorlar.
Mesele onları görebilmektir.
Mesele yeteneklerini keşfedebilmektir.
Mesele onlara “Sen de yapabilirsin” diyebilecek bir eğitim iklimi oluşturabilmektir.
Ağrı’nın Çakan’dan Beklentisi Büyük
Bu nedenle Abdulhaluk Çakan’ın göreve başlamasına yalnızca bir atama haberi olarak bakmıyorum.
Eğitim camiasının içerisinden gelen, bölgenin şartlarını bilen ve sahayı tanıyan bir yöneticinin Ağrı için önemli bir fırsata dönüşebileceğini düşünüyorum.
Elbette hiçbir yönetici tek başına mucize yaratamaz.
Ancak doğru kadrolarla, liyakatli okul yöneticileriyle, motive edilmiş öğretmenlerle, kurumlar arası güçlü iş birliğiyle ve en önemlisi ortak bir hedefle çok şey değiştirilebilir.
Ağrı’nın da artık buna ihtiyacı var.
Yeni dönemde yapılan doğru işleri desteklemek, başarıları takdir etmek kadar eksikleri yapıcı biçimde dile getirmek de hepimizin sorumluluğudur.
Çünkü burada mesele bir kişiyi övmek veya eleştirmek değildir.
Mesele Ağrı’dır.
Mesele eğitimdir.
Mesele çocuklarımızın geleceğidir.
Abdulhaluk Çakan’ın eğitimci kimliğinin, bölge tecrübesinin ve sahaya hâkimiyetinin Ağrı için önemli bir kazanıma dönüşmesini ümit ediyorum.
Yeni İl Millî Eğitim Müdürünün önünde boş bir sayfa duruyor.
O sayfaya bürokratik rutinler de yazılabilir, Ağrı’nın yıllarca konuşacağı başarı hikâyeleri de…
Tercih ikincisinden yana olmalıdır.
Çünkü Ağrı’nın artık yalnızca sorunlarını konuşmaya değil, başarılarını konuşmaya ihtiyacı var.
Ve belki de yıllar sonra geriye dönüp baktığımızda;
“Ağrı eğitiminde bir şeyler değişmeye işte o günlerde başladı”
diyeceğimiz bir dönemin eşiğindeyiz.
Hoş geldiniz Sayın Çakan.
Ağrı’nın sizden beklentisi büyük, fakat umudu da bir o kadar güçlü.