SAPLA SAMANI AYIRT ETMEK LAZIM AĞRI’DA SAĞLIK TARTIŞMASI VE SAĞDUYU ÇAĞRISI

Ağrı’da bu gün sosyal medyada gündem olan bir ve buna benzer bir kaç video, sağlık camiasında önemli bir tartışmanın fitilini ateşledi. Kadın Doğum Uzmanı Op. Dr. Emrullah Akyüz’ün paylaştığı görüntülerde, Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bir bebeğin tedavi sürecine müdahale edilmediği ve sevk edilmek istendiği iddiası kamuoyunda ciddi bir rahatsızlık oluşturdu.
Söz konusu iddia, elbette ki basit bir mesele değildir. Sağlık, bir şehirde vatandaşın en temel hakkıdır. Hele ki söz konusu olan bir bebekse, mesele yalnızca bir sağlık prosedürü değil, aynı zamanda vicdan ve sorumluluk meselesidir. Ağrı halkı, Türkiye Cumhuriyeti’nin her vatandaşı gibi sağlık hizmetlerinden eksiksiz ve zamanında faydalanma hakkına sahiptir. Bu hak tartışmaya açık değildir.
Bu noktada yapılması gereken şey nettir: Eğer ortada bir ihmal, bir görev kusuru ya da bir keyfî yaklaşım varsa bunun mutlaka araştırılması gerekir. Kamu vicdanının rahatlaması adına Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği ile İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gerekli inceleme ve soruşturmanın başlatılması en doğru adım olacaktır. Sağlık gibi hayati bir alanda en küçük ihmal dahi görmezden gelinemez.
Ancak burada çok önemli bir noktayı da gözden kaçırmamak gerekir: Sapla samanı birbirine karıştırmamak.
Bir hekimin bireysel hatası ya da görev ihmali varsa, bunun sorumluluğu doğrudan o kişiye aittir. Böylesi bir durumun bütün sağlık camiasına, Ağrı’daki sağlık yöneticilerine ya da bürokrasiye mal edilmesi doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü Ağrı’da sağlık hizmetlerinin gelişmesi için gecesini gündüzüne katan, büyük fedakârlıklarla görev yapan çok sayıda sağlık çalışanı ve idareci bulunmaktadır.
Özellikle İl Sağlık Müdürlüğü başta olmak üzere sağlık yöneticilerinin, son yıllarda Ağrı’da sağlık altyapısının güçlenmesi ve hizmet kalitesinin artması adına önemli çabalar ortaya koyduğu bilinen bir gerçektir. Bu yüzden bireysel hatalar üzerinden bütün sistemi yıpratmaya çalışmak hem adil değildir hem de şehre zarar verir.
Ağrı’nın ihtiyacı olan şey; kurumları yıpratmak değil, aksine doğruyu desteklemek, yanlışı ise cesaretle ortaya koymaktır.
Hiç kimse görev yaptığı makamı bir konfor alanı olarak görmemelidir. Eğer gerçekten art niyetli, iş disiplininden uzak, vatandaşın derdiyle ilgilenmeyen ve bulunduğu makamın sorumluluğunu taşımayan kişiler varsa; bu kişiler hakkında gereği yapılmalıdır. Çünkü devletin maaşını alan herkes, o maaşın karşılığını millete hizmet ederek vermek zorundadır.
Ağrı halkı sahipsiz değildir. Bu şehirde yaşayan her bir vatandaşın sağlık hizmetine erişimi kutsal bir haktır. Bu hakkın ihlal edilmesine kimsenin göz yummaması gerekir.
Tam da bu nedenle en doğru yaklaşım; sağduyu ile hareket etmek, kurumlarımızı yıpratmadan gerçek sorumluları ortaya çıkarmak ve kamu vicdanını rahatlatacak adımların atılmasını sağlamaktır.
Bugün yapılması gereken şey çok basit ama bir o kadar da önemlidir:
Gerçeği ortaya çıkarmak ve sapla samanı birbirinden ayırmak.