Ağrı’dan Edebiyata, Edebiyattan Tarihe: Zeki Nurçin’den Cûnkî Aşiretinin Hafızasına Yolculuk

83c8cb86-f8af-409c-8cb5-9fb0ce0ae3b7

Ağrılı şair, yazar ve romancı Zeki Nurçin, romanlarında anlattığı memleketinin bu kez tarihsel hafızasının izini sürüyor. Dört buçuk yıllık araştırmanın ürünü olarak tanıtılan “Cûnkî Aşireti Tarihi – Kökenleri, Kültürü ve Sosyolojisi”, aşiretin geçmişini, göçlerini ve aile hikâyelerini bir araya getirirken Ağrı ve çevresinin toplumsal tarihine de kapı aralıyor.

Ağrı’nın yetiştirdiği edebiyatçılardan Zeki Nurçin, şiir ve romanla sürdürdüğü yazarlık yolculuğuna kapsamlı bir tarih araştırması ekledi. Nurçin’in kaleme aldığı “Cûnkî Aşireti Tarihi – Kökenleri, Kültürü ve Sosyolojisi”, kuşaklar boyunca aktarılan aile anlatılarını yazılı kaynaklarla birlikte ele alarak aşiretin geçmişine ilişkin geniş bir çerçeve sunmayı amaçlıyor.

Eser hakkında paylaşılan bilgilere göre Nurçin, çalışması sırasında farklı ülkeleri, kentleri ve köyleri ziyaret etti; aşiretin aileleriyle uzun görüşmeler gerçekleştirdi. Dört buçuk yılda tamamlandığı belirtilen araştırmada, tarihsel metinlerin yanı sıra göç, sürgün ve aile hafızasına ilişkin anlatılar da bir araya getirildi.

İki cilt olarak hazırlanan çalışmanın ilk cildi, Cûnkî adının kökenini, aşiretin tarihsel geçmişini, kültürünü ve sosyolojik yapısını inceliyor. İkinci cilt ise aşireti oluşturan ailelere ve “malbat” olarak adlandırılan aile kollarına odaklanıyor.

Ağrı’yı romanlarına taşıyan kalem

20 Mayıs 1970’te Ağrı’nın Kurtuluş Mahallesi’nde doğan Zeki Nurçin, çocukluk yıllarında başladığı edebiyat yolculuğunu şiir, roman, öykü, senaryo ve tiyatro gibi farklı türlerde sürdürdü. Aşk, hüzün, ayrılık, insanın iç dünyası ve toplumsal direniş, yazarın eserlerinde öne çıkan temalar arasında yer aldı.

Nurçin’in edebi birikiminde “Sana Olan Hasretim Onüç Yılda Bitmez”, “Direnişlerin Şafağı” ve “Cesaretini Bana Bırak ve Git” gibi eserler bulunuyor. Paylaşılan biyografisine göre yayımlanmış 16 eseri bulunan yazar, doğduğu şehir Ağrı’yı daha önce dört romanında ele aldı.

Yeni çalışması, Nurçin’in memleketiyle kurduğu edebi bağı tarih araştırmaları üzerinden genişletiyor. Romanlarında insan hikâyelerine yer veren Ağrılı yazar, bu eserinde ailelerin geçmişine, yerleşimlerine ve kuşaklar boyunca taşıdıkları kültürel belleğe yöneliyor.

Aile hikâyelerinden geniş bir coğrafyanın geçmişine

Kitapta Cûnkî aşireti, Ağrı, Kars ve Iğdır çevresindeki yerleşimleriyle birlikte daha geniş bir coğrafya içinde ele alınıyor. Yazarın araştırmaları; İran, Irak, Suriye, Kafkasya ve Orta Asya’ya uzanan göçleri, farklı ülkelerde yaşayan aile kollarını ve bu kollar arasındaki bağları konu ediniyor.

Çalışmanın dikkat çeken başlıkları arasında, göç ve sürgünlerin aile ilişkileri üzerindeki etkileri bulunuyor. Nurçin, zaman içinde birbirinden uzaklaşan ailelerin ortak geçmişlerini ve kültürel bağlarını incelerken bazı kolların kimlik ve dil bakımından yaşadığı değişimleri de değerlendiriyor.

Eserin tanıtımında, yaklaşık 150 aile ve kabile koluna ilişkin anlatılara, bunlardan yaklaşık 30’unun da şeceresine yer verildiği belirtiliyor. Bu yönüyle kitap, tarihsel olaylarla aile hafızasını birlikte okumaya imkân sunuyor.

Ağrı ve Kars’ın geçmişine açılan pencere

Nurçin’in çalışması, aşiretin tarihinin yanında Ağrı ve Kars’ın eski yerleşim düzenine ve toplumsal yapısına ilişkin değerlendirmeler de içeriyor. Ailelerin kent merkezlerine yerleşme süreçleri üzerinden bölgenin geçmişteki yaşamına dair izler aktarılıyor.

Kitapta ayrıca Osmanlı ve Safevi dönemlerine ilişkin anlatılar ile 1937’deki Sovyet sürgünleri kapsamında Cûnkî ailelerinin yaşadıklarına yönelik araştırmalar yer alıyor. Aşiretin erken dönem kökenleri ve tarihsel şahsiyetlerle bağlantıları hakkındaki görüşler ise yazarın başvurduğu kaynaklar çerçevesinde sunuluyor.

Memleketin hafızasına yazılı bir katkı

“Cûnkî Aşireti Tarihi – Kökenleri, Kültürü ve Sosyolojisi”, Zeki Nurçin’in edebiyatla başlayan üretimini yerel tarih ve kültürel hafıza alanına taşıyan bir çalışma olarak öne çıkıyor.

Ağrı’da doğan, şehrini romanlarına konu eden ve farklı edebi türlerde eserler veren Nurçin, bu kez dağınık aile anlatılarını ve tarihsel kayıtları aynı eserde buluşturuyor. Kitap, Cûnkî aşiretinin geçmişini merak eden okurların yanı sıra Ağrı ve çevresinin kültürünü, göçlerini ve toplumsal dokusunu araştıranlar için de yeni bir okuma alanı açıyor.

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir