Yıkacak İnsan Çok, Omuz Verecek Kim Var? Ağrı 1970 Spor İçin Sorumluluk Vakti
Bir kulüp başkanını sevmeyebilirsiniz. Bir yönetimin kararlarını yanlış bulabilir, tercihlerini eleştirebilirsiniz. Ancak kişilere duyduğunuz kırgınlık yüzünden sırtınızı döndüğünüz takım, bu şehrin adını taşıyorsa durup düşünmek gerekir.
Çünkü o formanın üzerinde bir kişinin değil, Ağrı’nın adı yazıyor.
Ağrı 1970 Spor’a bakarken önce bunu hatırlamalıyız. Başkanlar değişir, yönetimler değişir, futbolcular değişir. Kalıcı olan; armanın üzerindeki isim, tribündeki aidiyet ve bu şehrin spor hafızasıdır.
Şahıslar gelip geçicidir. Asıl olan Ağrı’dır, Ağrı’nın takımıdır.
Bugünün ekonomik koşullarında bir futbol kulübünü ayakta tutmak kolay mı? Deplasman giderlerinden futbolcu ödemelerine, tesis ihtiyaçlarından günlük harcamalara kadar uzanan ağır bir yük var. Üstelik bu mücadeleyi Ağrı gibi imkânların sınırlı olduğu bir şehirde sürdürmek, daha fazla dayanışma gerektiriyor.
Elbette zorluklar, yönetimleri eleştiriden muaf tutmaz. Hesap sormak, şeffaflık istemek, sportif başarı beklemek herkesin hakkıdır. Fakat eleştirinin amacı kulübü güçlendirmek olmalıdır. Yanlışı gösterirken doğruya omuz vermek, eksikleri söylerken çözümün bir parçası olmak da bu şehre karşı sorumluluğumuzdur.
Kulüp Başkanı Ufuk Balkis ve yönetimini değerlendirirken de aynı hakkaniyeti gözetmeliyiz. Yapılan doğruların yanında durabilmeli, eksikleri açıkça konuşabilmeliyiz. Kişisel anlaşmazlıkların bedelini Ağrı’nın formasına ödetmemeliyiz.
Yıkmakla yapmak arasındaki farkı anlatan o söz, tam da burada anlam kazanıyor:
“Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen, iki kazma kürek, iki de ırgat gerek. Ancak, hadi gel yapalım şunu geri desen, bir Sinan, bir de Süleyman gerek.”
Bir değeri yıpratmak kolaydır. Onu yaşatmak ise emek, sabır ve sorumluluk ister. Bugün uzak durduğumuz bir yapıyı yarın yeniden kurmak, sandığımızdan çok daha zor olabilir.
Bu nedenle çağrımız; siyasi parti ayrımı gözetmeden bütün milletvekillerine, il başkanlarına, belediyelere, bürokratlara, iş insanlarına, meslek odalarına ve sivil toplum kuruluşlarınadır:
Ağrı 1970 Spor’u yalnız bırakmayın.
Kamu kurumları mevzuatın çizdiği sınırlar içinde, iş dünyası sponsorluklarla, şehrin temsilcileri kalıcı destek mekanizmalarının kurulmasına öncülük ederek sorumluluk alabilir. Taraftar tribünü doldurarak, vatandaş formasına sahip çıkarak bu dayanışmayı büyütebilir.
Destek, yalnızca maç kazanıldığında verilen tebrik mesajından ibaret kalmamalıdır. Asıl sahiplenme; sıkıntı büyüdüğünde, imkânlar daraldığında ve takımın yanında duracak insanlara ihtiyaç duyulduğunda belli olur.
Ağrı ismini taşıyan her köklü değer, bu şehrin ortak hafızasının bir parçasıdır. Onları kişisel hesapların, siyasi ayrılıkların ve günlük kırgınlıkların içine hapsetmek, şehrin geleceğini daraltır.
Gelin, eleştirilerimizi de desteğimizi de Ağrı’nın yararını gözeterek ortaya koyalım. Yönetimden şeffaflık bekleyelim; şehirden de dayanışma isteyelim. Herkes kendi sorumluluğunu yerine getirsin ki bu forma geleceğe taşınabilsin.
Çünkü Ağrı, hepimizden büyüktür. O formanın geleceği de hepimizin ortak meselesidir.
Şu gerçeği görmemiz ve anlamamız lazım. Bu takım maalesef şehrin takımı değil. Şahsın takımıdır. Bunu eleştiri veya hoşnutsuzluktan yazmıyorum sadece kendimce bazı gerçekleri dile getirmek istiyorum. Bu kulüp daha öncede bir şahsındı şuanda başka bir şahsın. Dolayısıyla başka amaçlarla yapılmış bir ticari yatırım tabiri caizse. Hal böyle iken neden bir şahıs kulübü sürekli şehrin takımı diye adlandırılıp bağış vs destek bekleniyor anlamış değilim. Halkın takımı bir ticari emtia gibi parayla alınıp satılan bir yapı değildir. Halkın gönüllü olarak seçilip yönettiği bir kulüp olur o zaman eyvallah her anlamda sahip çıkalım. Ama dediğim gibi bu bir şahıs kulübüdür ve lütfen ticaretinize halkı karıştırmayın ha yada şöyle yapın kulübün adını değiştirin kendinize takılın veya satın sizde başka yatırımlara yönelin