“Ağrı’da Salon Sporlarının Yeniden Doğuşu: Ahmet Çelebi’nin Sessiz Devrimi”

Ağrı’nın uzun yıllardır gündeminde hep aynı başlıklar dolaşır: kışın çetinliği, sosyal yaşamın sınırlılığı, gençlerin sportif faaliyetlere ulaşımındaki zorluklar… Bu başlıklar, zamanla şehirde alışılmış bir kabullenmeye dönüşmüş; özellikle salon sporları, neredeyse hafızalardan silinmeye yüz tutmuş birer kültür kırıntısı hâline gelmişti. Fakat bu yıl yaşanan gelişmeler, bu ezberi bozacak türden. İl Müdürü Ahmet Çelebi, adeta görünmez bir tozu silker gibi, Ağrı’da salon sporlarını yeniden harekete geçiren bir dönüşümün öncüsü hâline geldi.
Salon Sporlarında Yeniden Kıvılcım
Türkiye Hentbol 2. Ligi’nde mücadele edecek Gençlik ve Spor Kulübü Hentbol Takımı ile bir araya gelen İl Müdürü Ahmet Çelebi, sadece bir tebrik konuşması yapmadı; şehrin spora bakışını değiştirecek bir irade ortaya koydu. 22 Kasım 2025’te Batman’da gerçekleşecek olan lig karşılaşması öncesinde duyduğu heyecanı paylaşırken, aslında gençlere şu mesajı verdi:
“Biz sizin yanınızdayız ve bu şehir sporu yeniden hatırlayacak.”
Bu söz, Ağrı için sıradan bir cümle değil; yıllardır “imkânsız” diye nitelenen salon sporlarının yeniden hayat bulacağının güçlü bir işareti.
Gençler İçin Bir Çıkış Kapısı: Salon Sporları
Ağrı’nın soğuk ve uzun kış aylarında gençlerin vakit geçirebileceği sosyal alanlar sınırlı. Kahvehaneler, kapalı mekânlar, kısa süreli aktiviteler… Fakat spor, özellikle salon sporları, gençler için hem fiziksel hem de sosyal bir nefes alma alanı sunuyor. Hentbol, voleybol, basketbol gibi branşlar; gençlerin takım ruhu kazanmasını, disiplin geliştirmesini ve en önemlisi kendilerine güven duymalarını sağlıyor.
Salon sporları sadece spor değildir; bir sosyal bağ kurma biçimidir.
Ailelerin çocuklarını güvenle yönlendirebileceği, gençlerin enerjilerini doğru bir alana kanalize edebileceği ve toplumun ortak bir heyecanla buluşabileceği bir kültürdür. Ağrı’da bu kültürün yeniden filizleniyor oluşu, şehrin geleceği için büyük bir umut ışığı anlamına geliyor.
Ahmet Çelebi’nin Dokunuşu
Ahmet Çelebi’nin yaklaşımı, salt bürokratik bir görev anlayışının çok ötesine geçiyor. Onu farklı kılan şey, gençlerin heyecanını paylaşması, sporu bir “etkinlik” değil bir “değer” olarak ele alması. Takım oyuncularıyla bir araya gelmesi, antrenörlerin yanında durması, yönetici kadrolarıyla koordineli bir şekilde çalışması… Tüm bunlar, Ağrı’da spora uzun zamandır ihtiyaç duyulan bir canlılık getiriyor.
Bu tür bir liderlik, sadece hentbolda değil; basketbol voleyboldan masa tenisine, futsaldan güreşe kadar birçok branşta domino etkisi yaratabilir. Çünkü şehirlerde sportif hareketlilik, genellikle doğru bir vizyonla başlar, ardından tüm branşlara yayılır.
Salon Sporlarının Şehir Yaşamına Katkısı
Kış aylarında dışarıda yürümek bile zorlaşırken, gençleri salon sporlarına yönlendirmek yalnızca spor politikası değildir; sosyal politika, kültürel politika, hatta psikolojik iyileşme politikasıdır.
Gençler kötü alışkanlıklardan uzak durur.
Şehirde hareketlilik ve canlılık artar.
Spor tesisleri toplumsal buluşma noktalarına dönüşür.
Aileler çocuklarının başarılarıyla gurur duyar.
Şehir, sportif başarılarla adını duyurur ve özgüven kazanır.
Özellikle Aileler için hafta sonları evlatlarını destekleyecekleri ya da şehrinin takımlarını destekleyecekleri, eğlenip enerji atabilecekleri bir alana dönüşür.
Ağrı gibi zor iklim koşullarına sahip bir şehirde salon sporlarının güçlenmesi, aslında şehirde yaşayan herkesin hayat kalitesini doğrudan etkileyen bir gelişme.
Ez Cümle: Başarı Sadece Sahada Kazanılmıyor
Bugün hentbol takımıyla atılan adım belki küçük görünebilir; ama içinde büyük bir iddia barındırıyor:
“Ağrı, spor ile yeniden ayağa kalkacak.”
Bu iddianın en büyük taşıyıcısı olan Ahmet Çelebi’ye, spor hizmetleri kadrosuna, antrenörlere ve en önemlisi büyük bir cesaretle sahaya çıkan gençlerimize gönülden teşekkür etmek gerek.
Bu bir başlangıç.
Ve her başlangıç, geleceğin hikâyesini yazacak cümleyi barındırır.
Biz o cümleyi bugün duyduk:
Ağrı’da spor yeniden hatırlanıyor. Gençlerimizin attığı her adımı desteklemekten gurur duyuyoruz.
Takımımıza ve salon sporlarının yeniden doğuşuna emek veren herkese yürekten başarılar diliyorum.
”Kim bilir belki de tezahürat kültürünün kıvılcımı salon sporları ile alevlenir..”