Ağrı’da Hizmet Yok, Bahane Çok: Bu Şehir Kandırılıyor mu?

IMG-20260501-WA0027

Ağrı’da siyaset, ne yazık ki uzun süredir hizmet üretme yarışından çıkıp algı yönetimi ve polemik üretme alanına sıkışmış durumda. Bu tablonun en dikkat çeken aktörleri arasında ise Sırrı Sakık ve Hazal Aras yer alıyor.

 

Ortaya konulan tablo açık ve sert: Şehir sorunlarla boğuşurken, çözüm üretmesi gerekenler sürekli başka adresleri işaret ediyor. Devlet kurumlarını hedef alan sert söylemlerle gündem oluşturuluyor; ancak aynı hassasiyet, belediyecilik hizmetlerindeki aksaklıklar söz konusu olduğunda ortadan kayboluyor. Bu yaklaşım artık bir eleştiri değil, açık bir kaçış stratejisi olarak değerlendiriliyor.

 

Çünkü gerçekler sokakta…

Bozuk yollar, aksayan altyapı, yetersiz hizmetler ve büyüyen memnuniyetsizlik…

Bunlar inkâr edilemeyecek kadar somut.

 

Ancak tüm bu tabloya rağmen, kamuoyunun dikkatini başka yöne çekmek adına yürütülen sert söylemler, “sorumluluktan kaçışın en gürültülü hali” olarak yorumlanıyor. Kurumları yıpratarak siyaset yapmak, bir yönetim becerisi değil; tam tersine yönetememenin üzerini örtme çabasıdır.

 

Daha da çarpıcı olan ise, Sırrı Sakık’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sergilediği tutuma yönelik eleştiriler. Ağrı’da vatandaşın doğrudan yaşadığı belediyecilik sorunlarının güçlü bir şekilde dile getirilmesi beklenirken, bu konuların geri plana itilmesi ve farklı başlıklarla gündemin değiştirilmesi, “bilinçli bir yön saptırma” olarak değerlendiriliyor.

 

Bir başka ifadeyle;

Ağrı’nın gerçek sorunları konuşulmasın diye, başka tartışmalar büyütülüyor.

 

Bu durum sadece siyasi bir tercih değil; aynı zamanda halkın beklentilerine karşı ciddi bir sorumsuzluk olarak görülüyor. Çünkü siyaset, sorunları örtmek değil çözmek için vardır. Eğer bir şehirde vatandaş her geçen gün daha fazla şikâyet ediyorsa, orada söylemler değil icraatlar sorgulanır.

 

Hazal Aras yönetimindeki belediyecilik anlayışına yönelik en sert eleştiriler de tam burada yoğunlaşıyor: Hizmet üretmek yerine tartışma üretmek… Eksikleri gidermek yerine gündem değiştirmek… Ve en önemlisi, başarısızlıkların üzerini ideolojik söylemlerle kapatmaya çalışmak.

 

Oysa Ağrı halkı artık bunu görüyor.

 

Artık mesele kimin ne söylediği değil, kimin ne yaptığıdır.

Ve ortada konuşulan çok şey, yapılan ise tartışmalı derecede azdır.

 

Sonuç olarak; Ağrı’da siyaset, çözüm üretmediği sürece ne kadar yüksek sesle konuşursa konuşsun, halk nezdinde karşılık bulamayacaktır. Çünkü bu şehir artık söz değil, hizmet istiyor. Ve her geçen gün daha yüksek sesle şunu soruyor:

 

“Bu şehir için gerçekten ne yaptınız?”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir