AĞRI’DA HASTANE TARTIŞILIYOR, BİR DOKTORUN ADI SEVGİYLE ANILIYOR: İSMAİL HOCA NEYİ FARKLI YAPIYOR?

E87911B6-897E-4FCC-8A1D-66959452CF9B

Ağrı’da hastane konuşulunca cümlelerin sonu çoğu zaman bir şikâyete çıkıyor. Vatandaş daha kolay ulaşabildiği, derdini daha rahat anlatabildiği, kapısından içeri girerken kaygı değil güven duyduğu bir sağlık hizmeti istiyor.

Bu beklentileri dile getirmekten vazgeçmeyeceğiz. Çünkü mesele bir bina veya tabeladan ibaret değil. O kapının önünde bekleyen insan, bizim annemiz, babamız, kardeşimiz, evladımız.

Ama bugün o kapının ardında görev yapan bir doktoru da konuşmamız gerekiyor.

Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Taştan’ı.

Vatandaşın bir hekimi sevmesi için afişlere, büyük sözlere, gösterişli paylaşımlara ihtiyacı yok. İnsan kendisine nasıl davranıldığını bilir. Kaygıyla girdiği muayene odasında sözü kesildi mi, sorusu sabırla yanıtlandı mı, karşısındaki kişi gerçekten onu dinledi mi? Hastanın aklında bunlar kalır.

İsmail Hoca’nın Ağrı’da gördüğü sevginin merkezinde de hastalarıyla kurduğu bu bağ var. Muayeneye gelen insanın yalnızca gözüne değil, yüzüne de bakmanın; hastalığını anlatırken sesindeki korkuyu da duymanın kıymetini hatırlatıyor.

Bir an için düşünelim. Görmesiyle ilgili bir sorun yaşayan yaşlı bir baba, aklından geçenleri tıbbi terimlerle anlatamaz. Çocuğunun göz sağlığı için kaygılanan bir anne, aynı soruyu iki kez sorabilir. Bazen hasta, odadan çıkmadan önce yalnızca şunu bilmek ister: “Bana ne oluyor?”

Hekimlik, o soruya doğru cevap vermeyi gerektirir. İyi hekimlik ise cevabı hastanın anlayabileceği şekilde, onu küçümsemeden verebilmektir.

Şimdi bazıları haklı olarak soracaktır: “Hastanenin eksikleri dururken bir doktoru övmenin sırası mı?”

Evet, tam da sırası.

Çünkü eksikleri konuşurken o eksiklerin arasında işini özenle yapan insanları görmezden gelirsek gerçeğin yarısını anlatmış oluruz. Bir hekimin hastasına iyi yaklaşması, hastanenin bütün sorunlarını çözmez. Ama vatandaşın nasıl bir hizmet beklediğini gösterir. Daha iyi bir hastane talebinin içinde, İsmail Hoca gibi hekimlerin emeğine duyulan saygı da vardır.

Üstelik bu sevgi, sağlık çalışanlarına daha ağır yük bindirmenin gerekçesi olamaz. Vatandaşın memnun kaldığı bir doktoru alkışlarken yöneticilere de şu soruyu sormak gerekir: İşini iyi yapmak isteyen hekimlere, hastalarına yeterli zaman ve dikkat ayırabilecekleri şartları sağlıyor muyuz?

Tartışmayı bir adım daha ileri götürelim.

İsmail Hoca Ağrılı değil. Peki Ağrılı olmak için mutlaka Ağrı’da mı doğmak gerekir? Bu şehir, kendisine emek veren insanı bağrına basamaz mı?

Memleket sevgisini yalnızca nüfus kaydında ararsak çok şey kaçırırız. Bazen aidiyet, bir hastanın sorusuna gösterilen sabırda ortaya çıkar. Bazen bir yaşlının derdini dinlerken, bazen korkan bir genci sakin bir dille bilgilendirirken kurulur. Bir şehre hizmet etmek, o şehrin insanını önemsemekle başlar.

Ağrı’nın İsmail Hoca’ya gösterdiği teveccüh bu yüzden sıradan bir doktor övgüsünden fazlasıdır. Vatandaş bize bir ölçü söylüyor: “Beni görün. Bana kulak verin. Hastalığımı anlatırken insan olduğumu unutmayın.”

Bu söz yalnızca bir polikliniğe değil, Türkiye’de sağlık hizmetini konuşan herkese yöneliktir. Muayene sayısını sayıyoruz, randevu sürelerini konuşuyoruz, hastane kapasitesini tartışıyoruz. Bunların hepsi gerekli. Fakat hastanenin kapısından çıkan insana “Kendini dinlenmiş hissettin mi?” diye de sormalıyız.

Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin eksikleri varsa giderilmeli; vatandaşın eleştirileri geçiştirilmemeli. Aynı çatı altında özveriyle çalışan hekimlerin, hemşirelerin ve diğer sağlık çalışanlarının emeği de görünür olmalı. İsmail Taştan’ın adını öne çıkarmak, onların hakkını azaltmaz. Hastanın gönlünde yer açan bir hizmet anlayışını gündeme taşır.

Bir göz doktoru insanın daha iyi görmesi için çalışır. İsmail Hoca’nın Ağrı’da başlattığı asıl tartışma ise belki bundan da büyüktür:

Biz, hastane koridorlarında bekleyen insanı ne kadar görüyoruz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir