TOGG mu Kazanacak, Caddy mi? Ağrı TSO’da Projelerin Önüne Araç Tartışması Geçti
Ağrı Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yaklaşırken Saim Alpaslan ile Mehmet Erat arasındaki rekabette araçlar üzerinden yürütülen karşılıklı açıklamalar dikkat çekiyor. Tartışmanın ortaya çıkardığı asıl soru ise daha büyük: Ağrı iş dünyası sandığa geçmişin araç hesaplarını mı, geleceğin kalkınma projelerini mi konuşarak gidecek?
Ağrı Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde yarışın gündemine bu kez TOGG ve Volkswagen Caddy girdi. Mehmet Erat’ın TOGG üzerinden yönelttiği sorulara karşılık Saim Alpaslan’ın geçmiş dönemdeki Caddy aracını gündeme taşıması, seçim rekabetine farklı bir boyut kazandırdı.
Aktarılan bilgilere göre taraflar, araçların durumu ve satış işlemlerine ilişkin açıklamalarını desteklemek amacıyla sosyal medya hesaplarında noter belgeleri ve tahsilat makbuzları da paylaştı. Ancak belgelerin tamamı ve ilgili işlem kayıtları birlikte incelenmeden, herhangi bir tarafın iddiasını kesinleşmiş sonuç olarak değerlendirmek mümkün değil.
Ortaya çıkan tablo, oda yönetiminde şeffaflığın önemini hatırlatırken seçim tartışmasının hangi eksende ilerlemesi gerektiğini de sorgulatıyor.
Araçların hesabı verilsin; peki Ağrı’nın geleceğini kim anlatacak?
Odaya ait bir aracın ne zaman alındığı, hangi kararla satıldığı, satış bedelinin nasıl tahsil edildiği ve kurum kayıtlarına nasıl işlendiği elbette açıklanabilir olmalıdır. Üyelerin bu konularda soru sorması da adayların belgeyle cevap vermesi de doğal bir hesap verme sürecidir.
Fakat bir ticaret ve sanayi odası seçiminin ufku, iki aracın geçmişiyle sınırlı kalabilir mi?
Ağrı’da işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırmak için hangi adımlar atılacak? Yeni yatırımcıların şehre gelmesi nasıl sağlanacak? Küçük işletmelerin büyümesine, yerel üretimin pazara ulaşmasına ve genç girişimcilerin iş kurmasına oda nasıl katkı sunacak?
TOGG ve Caddy hakkında açıklama yapan adayların, bu sorulara da aynı açıklıkla cevap vermesi gerekiyor.
Makbuzlar geçmişi açıklayabilir; projeler geleceği gösterecek
Seçim döneminde belge paylaşmak, tartışılan bir işlemin aydınlatılmasına katkı sunabilir. Ancak bir tahsilat makbuzu, tek başına kalkınma programı değildir. Bir araçla ilgili cevap da istihdam, yatırım ve ticaret başlıklarının yerini tutmaz.
Bu nedenle hem Saim Alpaslan’ın hem Mehmet Erat’ın önünde ortak bir sorumluluk bulunuyor: Geçmişe ilişkin soruları cevaplamak ve yeni dönem için ölçülebilir taahhütler ortaya koymak.
Hangi proje, hangi kaynakla hayata geçirilecek? İlk yılın öncelikleri ne olacak? Üyelere verilen sözlerin gerçekleşme durumu nasıl açıklanacak?
Seçimin seviyesini yükseltecek olan, bu sorulara verilecek somut cevaplardır.
Sandıkta araçların markası mı, yönetim anlayışı mı yarışacak?
Araç tartışmasının seçim gündemini belirlemeyi sürdürmesi, adayların projelerinin yeterince konuşulamaması riskini taşıyor. Karşılıklı açıklamalar uzadıkça Ağrı’nın ekonomik geleceğine ilişkin esas başlıklar arka planda kalabilir.
Oysa oda üyelerinin önündeki tercih, bir otomobil markası üzerinden kurulamayacak kadar önemli. Bu tercih; kaynakların nasıl yönetileceği, üyelerin nasıl temsil edileceği ve şehrin ticaretine nasıl yön verileceğiyle ilgili.
Her iki aday da araç tartışmasına ilişkin kayıtları anlaşılır biçimde ortaya koyabilir. Ardından aynı masaya projelerini, bütçe yaklaşımını ve uygulama takvimini koymalıdır.
Çünkü Ağrı’nın ihtiyacı, yalnızca geçmişte hangi aracın nerede olduğunu öğrenmekle karşılanamaz. Şehrin, yarın hangi yatırımın nerede yükseleceğini de duymaya ihtiyacı var.
TOGG mu kazanacak, Caddy mi? Asıl soru şu: Bu seçimden Ağrı ticareti ne kazanacak?
ÖZEL HABER- Muhammed BALCI