Ağrı Adına Konuşup Kimin İşini Takip Ediyorlar? STK Başkanları ve Şehrin Önde Gelenlerine Zor Soru

9F5CAF19-C1E6-4C9E-A56D-520B4F5D61D8

Ağrı’da bir toplantı fotoğrafı çekiliyor. Masanın etrafında başkanlar, kanaat önderleri, şehrin ileri gelenleri… Açıklamalarda hep aynı sözler: “Ağrı için çalışıyoruz.” Peki o masadan kalkıldığında Ağrı adına hangi dosya takip ediliyor?

Soru açık: Ağrı’daki sivil toplum kuruluşlarının başkanları, ilin iktidar milletvekili Ruken Kilerci’ye son bir yılda hangi somut projeyi sundu? Hangi önerinin bütçesi çıkarıldı, hangi kurumla görüşüldü, hangi işin sonucu halka anlatıldı? Eğitim için, hastanenin ihtiyaçları için, gençlerin istihdamı için, esnafın yükü için üzerinde çalışılmış kaç dosya var?

Bu şehir artık sadece “ziyaret ettik, görüştük, istişare ettik” cümleleriyle oyalanmak istemiyor. Görüşmenin değeri fotoğrafında değil, Ağrı’ya dönen sonucundadır.

Daha rahatsız edici bir soru da var. Şehrin etkili insanları Ağrı’da iktidarın milletvekili olan Ruken Kilerci’nin  ya da bürokratın kapısını çaldığında önce kimin meselesini anlatıyor? Ağrı’nın mı, kendi çevresinin mi? İş ve kadro taleplerinin kamu yararının önüne geçtiğine dair kuşku bu şehirde neden bu kadar kolay karşılık buluyor? Kimseye delilsiz bir suçlama yöneltmiyorum. Ama kamu adına söz söyleyen herkes, bu kuşkuyu dağıtacak açıklığı göstermek zorunda.

Çünkü STK başkanlığı bir kartvizit değildir. “Kanaat önderi” unvanı da insanın kendi kendine verdiği bir paye olamaz. O sıfatların karşılığı, şehir sıkıştığında sorumluluk almak; gerektiğinde bir kurumun kapısında Ağrı’nın hakkını ısrarla savunmaktır.

Ağrı’nın gençleri iş ararken, aileler geçim derdiyle boğuşurken, hastalar ihtiyaç duydukları hizmete ulaşmak için başka illere giderken bu şehrin ileri gelenlerinin önceliği ne? Kaç kişi kendi yakını için gösterdiği ısrarı bir mahallenin, bir okulun, bir köyün ihtiyacı için gösterdi?

Ağrı’da eksik olan yalnızca kaynak değil; ortak bir işin peşine birlikte düşme iradesi. Herkes kendi çevresine açılan kapıyı başarı sayarsa şehir yerinde sayar. Bir kişinin işi görüldüğünde bir aile rahatlayabilir. Ama şehir için kurulan adil bir istihdam düzeni binlerce gencin umudunu büyütür. Aradaki fark budur.

Buradan Ağrı’daki bütün STK başkanlarına ve “şehrin ileri geleni” diye anılan herkese çağrım var: Son bir yılda Ağrı için hazırladığınız projeleri, sunduğunuz dosyaları ve aldığınız sonuçları açıklayın. Sonuç alamadığınız girişimleri de anlatın. Kamuoyu kimin emek verdiğini, kimin yalnızca görünür olduğunu bilsin.

Bu çağrı iş yapanı hedef almıyor; aksine gerçek emeğin görünmesini istiyor. Ağrı için çalışan varsa hakkını teslim edelim. Fakat unvan taşıyıp sorumluluk taşımayanlar da artık alkış beklemesin.

Ağrı’nın önünde durmak kolay. Ağrı için elini taşın altına koymak zor. Şehir, kimin nerede oturduğunu değil, o koltuktan kalkıp memleket adına ne yaptığını soruyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir