Milletin Partisinde Millet Neredeydi? Ağrı’da AK Parti’nin 25. Yılında Coşkunun Yerini Sessizlik Aldı
Türkiye siyasetinde çeyrek asırlık bir döneme damga vuran AK Parti, 25. kuruluş yıl dönümünü kutlarken Ağrı’dan yansıyan görüntüler beraberinde ciddi soruları da getirdi.
Yıllarca seçimden seçime değil, kapı kapı dolaşarak; yağmurda, çamurda, soğukta ve zor zamanlarda parti teşkilatının yükünü omuzlayan insanların önemli bir bölümünün kutlama görüntülerinde yer almaması dikkat çekti.
Ağrı’da on binlerce üyeye sahip olduğu ifade edilen bir siyasi hareketin 25. yıl dönümünde ortaya çıkan sınırlı katılım görüntüsü, yalnızca “Kaç kişi vardı?” sorusunu değil, çok daha önemli bir tartışmayı gündeme taşıdı:
AK Parti Ağrı’da kendi hafızasıyla, tabanıyla ve eski yol arkadaşlarıyla arasındaki bağı mı kaybediyor?
ESKİ YOL ARKADAŞLARI NEREDE?
AK Parti’nin Ağrı’daki siyasi serüveni yalnızca bugün görev yapan yöneticilerden ibaret değil.
Bu hikâyede yıllarını partiye vermiş eski milletvekilleri, belediye başkanları, il ve ilçe yöneticileri, kadın ve gençlik teşkilatları, sandık görevlileri, mahalle temsilcileri ve binlerce gönüllü bulunuyor.
Bu nedenle 25. yıl gibi tarihi bir dönüm noktasında kamuoyunun sorduğu sorular son derece açık:
Eski kurucular neredeydi?
Geçmiş dönem yöneticileri neredeydi?
Gençlik Kolları neden güçlü bir şekilde sahada görünmedi?
Merkez İlçe nerede?
Ana Kademe’nin önemli bir bölümü nerede?
Ve en önemlisi vatandaş nerede?
Halil Özyolcu, Abbas Aydın, Sadrettin Kocabey, Kemal Atmaca, Kasım Bulan, Savcı Sayan, Ekrem Çelebi, Hasan Aslan, Cevdet Taşdemir, İbrahim Kösedağ, Dr. Kerim Yıldız, Sait Aktaş, Salih Aydın, Celal Ayyıldız, Suzan Şefkatli Sürmeli, Aysel Demir, Nihat Yıldırım, Yaşar Yıldırım, Efrahim Taşır, Yahya Savaş, Yavuz Laçin, Fuat Polat Tahsin Aslan, Alim Aktaş, Abdurrahman Çetin, Lütfü Gökbakan, Mehmet Alpaslan, Latif Birgül, Mustafa Şimşek, İsmet Taşdemir, Cezmi Ergül, Mustafa Konyar, Fatma Salman, Burak Şimşek, Tekin Dinç, Kemalettin Koran, Orhan Özden, Ramazan Yakut, Fevzi Sayan, Abdülhalik Taşkın, Dilan Özmen, Mehmet Nuri Yıldız ve İlbal Gülçin gibi farklı dönemlerde partinin Ağrı siyasetinde adı duyulan isimlerin önemli bir bölümünün bu tarihi günde neden görünmediği kamuoyunda sorgulanıyor.
Elbette bu isimlerin her birinin programa davet edilip edilmediği ya da kişisel mazeretlerinin bulunup bulunmadığı bilinmeden kesin bir hükme varmak doğru olmaz.
Ancak tam da mesele burada başlıyor:
25 yıllık bir siyasi hareketin kuruluş yıl dönümü, eskiyle yeniyi buluşturan büyük bir vefa organizasyonuna dönüştürülemez miydi?
DAVET Mİ EDİLMEDİLER, HEYECANLARINI MI KAYBETTİLER?
Ortaya çıkan tablo farklı ihtimalleri beraberinde getiriyor.
Eski yol arkadaşları unutuldu mu?
Davet edilmediler mi?
Davet edildiler de gelmediler mi?
Yıllarca parti için çalışan insanlar artık kendilerini teşkilatın bir parçası olarak görmüyor mu?
Yoksa Ağrı’da AK Parti tabanında çok daha ciddi bir aidiyet ve heyecan kaybı mı yaşanıyor?
Bu soruların cevabı, birkaç fotoğraf karesinden çok daha önemlidir.
Çünkü siyasi partileri ayakta tutan yalnızca tabelalar, makamlar ve yönetim kurulu listeleri değildir. Siyasi hareketlerin gerçek gücü; hafızası, teşkilatı, gönüllüsü ve milletle kurduğu bağdır.
ERDOĞAN’IN EN BÜYÜK YOL ARKADAŞI MİLLET DEĞİL MİYDİ?
AK Parti’nin 25 yıllık siyasi hikâyesinin merkezinde Recep Tayyip Erdoğan kadar, onunla birlikte yürüyen büyük bir toplumsal taban da vardır.
O insanlar yıllarca sandıkları bekledi.
Kapı kapı dolaştı.
Mahalle mahalle çalıştı.
Partinin en zor dönemlerinde yanında durdu.
Seçim gecelerinde sabahladı.
AK Parti’nin Ağrı’daki siyasi varlığının asıl taşıyıcı kolonlarından biri de işte bu görünmeyen büyük gönüllü kitlesiydi.
Dolayısıyla bugün sorulması gereken en önemli soru isimlerden bile önce şudur:
O HALK NEREDE?
Bir zamanlar miting meydanlarını dolduran, parti programlarında salonlara sığmayan, Recep Tayyip Erdoğan’a olan bağlılığını sandığa taşıyan Ağrılı seçmenin 25. yıl kutlamalarında güçlü biçimde görünmemesi teşkilat tarafından üzerinde düşünülmesi gereken bir mesajdır.
İL BAŞKANI İLHAMİ YILDIZ’A AÇIK SORU
Buradan AK Parti Ağrı İl Başkanı İlhami Yıldız’a da kamuoyu adına soruyoruz:
Çeyrek asırlık bir siyasi hareketin Ağrı’daki 25. yıl tablosu bu mu olmalıydı?
25 yılın hatırası, kurucuların ve eski yöneticilerin bir araya getirildiği; gençlerin, kadınların, ilçe teşkilatlarının ve vatandaşların katıldığı büyük bir buluşmayla taçlandırılamaz mıydı?
Geçmiş dönemlerde partiye emek veren isimlere tek tek ulaşılarak bir “25 Yıllık Vefa Buluşması” gerçekleştirilemez miydi?
Ağrı’nın ilçelerinden, mahallelerinden ve köylerinden yıllarca bu hareketin yükünü taşıyan insanlar bu tarihi günün merkezine alınamaz mıydı?
Bunların cevabını verecek makam elbette mevcut il yönetimidir.
Cevap verip vermeme iradesi Sayın İlhami Yıldız’a aittir. Ancak kamuoyunun soru sorma hakkı da tartışmasızdır.
MESELE 25 KİŞİ DEĞİL, 25 YILLIK HAFIZADIR
Buradaki tartışmayı yalnızca katılımcı sayısına indirgemek büyük resmi kaçırmak olur.
Mesele 25 kişinin, 50 kişinin ya da 100 kişinin bir araya gelmesi değildir.
Mesele 25 yıllık bir siyasi hafızanın ne kadarının o fotoğraf karesine yansıyabildiğidir.
AK Parti’nin Ağrı’da geçmişten bugüne taşıdığı insan kaynağı düşünüldüğünde, kuruluş yıl dönümünün toplumun çok daha geniş kesimlerini buluşturan bir organizasyona dönüşmesi beklenirdi.
Çünkü siyasette vefa yalnızca geçmişi hatırlamak değildir; geleceğe yürürken geçmişte omuz verenleri yanında tutabilmektir.
Bugün yönetimde bulunmayan insanlar değersiz değildir.
Görevi sona eren bir teşkilat mensubunun partiyle gönül bağı da sona ermek zorunda değildir.
Tam tersine güçlü siyasi teşkilatlar, eski ile yeniyi rakip değil ortak hafızanın parçaları olarak görür.
AĞRI’DAKİ TABLO GENEL MERKEZ TARAFINDAN OKUNMALI
AK Parti açısından Ağrı sıradan bir seçim bölgesi değildir. Parti uzun yıllardır bu şehirden önemli ölçüde siyasi destek almıştır.
Bu nedenle kuruluş yıl dönümünde ortaya çıkan katılım görüntüsü küçümsenmemelidir.
Eğer eski yöneticiler gelmiyorsa neden gelmedikleri;
gençler görünmüyorsa neden görünmedikleri;
üyeler katılmıyorsa neden katılmadıkları;
vatandaş heyecanını kaybetmişse bunun nedenleri araştırılmalıdır.
Çünkü siyasette en tehlikeli dönem insanların eleştirdiği dönem değildir.
Asıl tehlike, insanların artık konuşmaya ve gelmeye dahi ihtiyaç duymadığı dönemdir.
25 YILIN SONUNDA AĞRI’DA SORU ÇOK, CEVAP BEKLENİYOR
AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü Ağrı’da büyük bir muhasebenin kapısını aralamış görünüyor.
Bu partiye yıllarca emek verenler unutuldu mu?
Teşkilat ile eski kadrolar arasında mesafe mi oluştu?
Partinin tabanındaki heyecan neden organizasyona yansımadı?
Gençlik nerede?
Merkez İlçe nerede?
Ana Kademe’nin önemli bir bölümü nerede?
Eski yol arkadaşları nerede?
Ve hepsinden önemlisi:
Milletin partisi olma iddiasıyla Türkiye siyasetinde çeyrek asrı geride bırakan AK Parti’nin Ağrı’daki 25. yıl fotoğrafında millet neden yeterince görünmedi?
Bu sorular bir saldırı değil, siyasi bir muhasebe çağrısı olarak okunmalıdır.
Çünkü 25 yıl yalnızca kutlanacak bir rakam değildir.
25 yıl; vefadır, hafızadır, emektir, sadakattir ve yol arkadaşlığıdır.
Ağrı’da bugün tartışılan da tam olarak budur:
Coşku nereye gitti, yol arkadaşları nereye gitti, millet nereye gitti?
ÖZEL HABER: MUHAMMED BALCI